Molla Zeyrek Camii Hakkında
Molla Zeyrek Camii, İstanbul’un fethinden sonra şehre vurulan Türk-İslam mühürlerinden biridir. Fethi izleyen ilk günlerde Fatih Medreseleri tamamlanana kadar medrese olarak kullanılmış, kilisesi camiye çevrilmiştir. Yapının ilk müderrisliğini Molla Zeyrek Mehmet Efendi üstlendiği için cami onun adıyla anılmaya başlanmıştır.
1Bizans Dönemi ve Mimari İnşası
Asıl adı Pantokrator Kilisesi olan yapı, 12. yüzyılın ilk çeyreğinde İmparator II. İoannes Komnenos’un eşi Eirene tarafından inşa ettirilmeye başlanmıştır. Eirene’nin vefatından sonra imparator tarafından tamamlanan yapıya, kuzey bölümünde küçük bir kilise ve bu iki yapıyı birleştiren, Başmelek Mikail’e adanmış bir şapel eklenmiştir. Bu şapel aynı zamanda Komnenoslar’ın aile mezarı olarak tasarlanmıştır.
Mimari Özellikler ve Restorasyon Süreci
Yapı kompleksinin mimarı Nikeforos adlı bir ustadır. Yapının bölümleri şöyledir:
- Güney Kilisesi: Dört sütunlu kapalı haç planlı ve üç apsislidir.
- Şapel (Orta Bölüm): Dar ve uzun bir yapıya sahip olup Bizans mimarisinin en büyük kubbelerinden birine ev sahipliği yapar.
- Kuzey Kilisesi: Güneydekinin daha küçük bir benzeri planına sahiptir.
Osmanlı döneminde yapılan müdahalelerle yapıya alçı mihrap, mermer minber ve ahşap kürsü eklenmiştir. 18. yüzyıldaki deprem sonrası restorasyonlarda barok üslup özellikleri kazandırılmıştır. 1953 restorasyonunda, ahşap tabanın altından Antik çağ mitolojisinden figürler içeren zemin mozaikleri gün yüzüne çıkarılmıştır.
Görülmesi Gereken Detaylar
Caminin avlusundaki çeşme, meşhur Kırk Çeşmeler sisteminin bir parçasıdır. Ayrıca caminin yakınında Zenbilli Ali Efendi ve Cemali Efendi’nin türbeleri ile Akşemseddin’in hatıralarını yaşatan tâlik kitabeler bulunmaktadır.
