Seyit Ömer Camii Hakkında
Seyit Ömer Camii, Seyyid Ömer bin Fahreddin tarafından, 1490-1491 yılları arasında yaptırılmıştır. Seyyid Efendi, İstanbul’un fethine iştirak etmiş (ni’me’l-ceyş) ve 2. Beyazıt devrinde, sarayın arpa eminliği görevini yürütmüş bir kişidir.
1Zamanla bakımsız kalıp harap olan cami, dört duvar halinde iken 1953 yılında Vakıflar İdaresi’nce yeniden yaptırılmıştır. Daha sonra kurulan cami derneği yine harap olmuş çatılı ve güdük minareli camiyi yıktırarak, 1995-1997 yılları arasında, kagir olarak yeniden yaptırmıştır.
Mimari Özellikler
Seyit Ömer Camii bir avlu içerisinde olup, alt katındaki tuvaletler ve dernek odasının üzerine yapıldığından, giriş kapısına 10-12 mermer basamakla varılmaktadır. Merdiven bitimindeki küçük bir taşlıktan sonra, kapalı olan son cemaat yerine girilmektedir. Son cemaat yeri orijinal binada yokken sonradan ilave edilmiştir. Ortadaki ahşap kapı ile de harime girilmektedir. Harim 8,80×11,75 m. ölçülerindedir. Giriş kapısının sağ ve solunda ahşap korkuluklu müezzin mahalleri bulunmaktadır. Harimin üstünde ortada büyük kubbe, dört köşede de birer yarım kubbe bulunmaktadır. Bütün duvarlarda altlarda ikişer, üstlerde ikişer penceresi bulunur. Duvarlar kubbe kasnağına kadar Kütahya çinileri ile kaplıdır. Kubbe kasnağı pencerelerle doludur. Dışarıya oyuk bir çıkma yapan mihrap çini ile kaplıdır. Minber ve kürsü cilalı ahşaptır. Son cemaat yerinden merdivenle çıkılan üst mahfilin ön tarafı ahşap korkuluklu, sağ ve solunda birer beton direk bulunmaktadır. Bu direkler tavana kadar devam eder.
Seyit Ömer Camii‘nin sağ tarafında olan minare, 1996 yılında Mahir Çelebi tarafından yapılmıştır. Kesme taşla örülmüş ve çift şerefelidir. Girişi dışarıdan olan minarenin korkulukları kesme taştan, külahı kurşun kaplamalıdır.
Yine bahçe içerisinde mermerden yapılmış demir parmaklıklı, sekizgen bir şadırvan yakın tarihlerde yaptırılmıştır. Caminin solunda bulunan kitabesiz lahit mezarın Seyyid Ömer Efendi’ye ait olduğu söylenmektedir.
