folder_openFatih, Camiler, Tarihi Camiler

İmareti Atik Camii , Fatih

Cibali’de, 1087’de Pentepoptes Manastırı’nın kilisesi olarak yapılan, İstanbul’da kubbesi kiremitle örtülü tek cami olan Bizans yapısı.

İmareti Atik Camii, Türkiye’nin İstanbul iline bağlı Fatih ilçesinde, Cibali Mahallesi’nde konumlanmaktadır. Yapı, eski adıyla Pentepoptes Kilisesi’dir ve 1087’de manastırın kilisesi olarak inşa edilmiştir. Fetihten sonra mescit olarak kullanılmış, sonra camiye çevrilmiştir. Kapalı haç planlı yapı, İstanbul’da kubbesi kiremitle örtülü tek camidir.

İmareti Atik Camii Hakkında

Eski ismi, Pentepoptes Kilisesi ve Eski İmaret Camii‘dir.

1

Kilise Dönemi

Bugünkü bina, 1087 yılında, İmparator I. Alexios’un annesi Anna Komnena tarafından inşa ettirilen Pentepoptes Manastırı’nın “Her şeyi gören İsa”ya ithaf edilmiş kilisedir. Arazisi meyilli olduğundan, düzgün zemin oluşturmak için, altına, binanın ölçülerinde bir mahzen yapılmıştır. Bu mahzen geç dönemlerde su sarnıcı olarak kullanılmıştır. Kilisenin kuzey ve batı tarafında manastırın otuz beş adet hücreleri yer almıştır.

Anna, Bizans Devleti’nin idaresinde uzun süre faal rol oynadıktan sonra bu manastıra çekilmiş ve kısa süre sonra da burada ölmüştür. Bazı kaynaklarda, burada birtakım değerli elyazmalarının bulunduğu da belirtilmiştir.

Camiye Çevrilmesi

İmareti Atik Camii, fetihten sonra, Fatih Medreseleri yapılıncaya kadar bu manastır, imaret-zaviye ve medrese olarak, kilise binası da mescid olarak kullanılmıştır. Şeyhülislam İshak Efendizade Ahmet Efendi, mescide minber koydurarak camiye çevirtmiştir.

Manastırın hücrelerine “Eski imaret odaları” denmiştir. Ancak manastırdan günümüze sadece kilise binası ulaşmıştır. Haliç kıyılarından başlayan bir yangında bina yanmış, Haremeyn Hazinesi’nden masraflar karşılanarak tamir edilmiştir.

Mimari Özellikler

Yapının duvarları, iki sıra taş ve dört sıra tuğla ile örülmüştür. Duvarlar üzerinde, sanatsal tuğla örgüleri ve çeşitli motifler bulunmaktadır. Etrafı duvarla çevrili avludan sonra giriş holüne, takiben eski narteks bölümüne, oradan da kapalı haç biçimindeki harime geçilmektedir. Harimin üstünü örten kubbe, pencereli yüksek bir kasnağa oturmaktadır. Aşağıda yükünü de, dört büyük kemerle dört paye taşımaktadır. Giriş holü ve narteksin üzeri de çapraz tonozlarla kaplıdır. İç narteksin üstünde bir galeri vardır. Dışarıya taşkın apsis kısmının iki yanında dört yapraklı yonca biçiminde birer hücre bulunur.

Avlunun alanı 300 m², caminin iç alanı da 273 m²’dir. Avluda abdest alma yerleri mevcuttur.

Sonraki Dönem ve Onarımlar

Yapının mimarisinde bazı değişiklikler yapılmıştır. Ancak bunların ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. 1935’lerde, minaresi yarı yıkık, fakat namaz kılınan bir vaziyette idi. Caminin dört tarafı ahşap evlerle adeta kuşatılmıştır. Yapı, 1954’te Kur’an kursu olarak kullanılmış, içine yatakhane yapılmış, son cemaat yeri olan holleri aş ocağı ve yemekhane haline getirilmiştir. 1970’li yıllarda, Mimar Fikret Çuhadaroğlu’nun görevlendirilmesi ile bu durum giderilmiş, caminin içi ve dışı önemli ölçüde tamir edilmiştir. Dış mimarisi de eski orijinal görünümüne kavuşturulmuştur. 1990 yılında yine tamir görmüş ve cami tabanına ahşap döşeme yapılmış, duvar sıvaları yenilenmiş, duvar eteklerine ahşap kaplama yapılmıştır.

İmareti Atik Camii, İstanbul’da kubbesi kiremitle örtülü tek cami olma özelliğine sahiptir. Yapının bir kısmı Vuslat Vakfı tarafından kullanılmaktadır. Avluda bir de türbe bulunur.

Önceki sayfa
Hüsambey Camii , Fatih Fotoğraf Galerisi
Sonraki sayfa
İmareti Atik Camii , Fatih Fotoğraf Galerisi