Kanuni Sultan Süleyman Hayatı
- Ünvanı/Adı: Kanuni Sultan Süleyman Han
- Mahlası: Muhibbî
- Kaçıncı Padişah: 10. Osmanlı Padişahı
- Babası: Yavuz Sultan Selim Han
- Annesi: Hafsa Sultan
- Doğum Yeri: Trabzon
- Doğumu:
- Vefatı:
- Vefat Yeri: Zigetvar Kalesi otağı
- Saltanatı: (46 sene)
Şahsiyeti
Kanuni Sultan Süleyman, uzun boylu, doğan burunlu, kaşlarının arası biraz açık, yuvarlak yüzlü, ela gözlü ve seyrek sakallıydı. Azim ve irade sahibiydi; devri, Türk hâkimiyetinin kemale ulaştığı bir devir olmuştur. Çok ciddi ve vakurdu; teenni ile hareket eder, verdiği emirden geri dönmezdi. Yapacağı işler hakkında acele etmez, gayet geniş düşünürdü. İş başına getireceği kişileri kabiliyetlerine göre vazifelendirirdi.
Mevcut kanunları yazdırıp çok sıkı bir şekilde tatbik etmesinden dolayı kendisine “Kanuni” denmişti; yeni kanunlar icat etmesinden dolayı değil. Şiirlerinde “Muhibbî” mahlasını kullanan padişah, bu mahlasla derin bir aşk, samimi bir tasavvuf ve devlet yönetimine dair bilgelik barındıran eserler vermiştir; “Muhibbî”, seven, dost, sevgi dolu kimse anlamına gelir ve sanata olan tutkusu sebebiyle bu mahlası seçmiştir. Zamanında İngiltere Kralı VIII. Henri, İstanbul’a heyet göndererek adalet mekanizmasının nasıl işlediğine baktırmış ve kendi memleketine örnek almıştır. Büyük dedesi Fatih Sultan Mehmet Han gibi sayısız seferlere bizzat kendisi katılmıştır; Avrupalı tarihçiler kendisine “Muhteşem Süleyman” demişlerdi.
Kanuni Zamanında Gelişen Önemli Hadiseler
Rodos’u tarihinde aldı. Fransa Kralı’nın yardım isteğini kabul etti; Alman İmparatoruna bir mektup yazdı ve Alman İmparatoru, Birinci François’i serbest bıraktı. Mohaç Muharebesi ile Macaristan’ı ‘da ortadan kaldırdı ve Budapeşte’yi fethetti. Viyana’yı ‘da kuşattı. Avusturya seferine ‘de çıktı. Almanya ile ‘te anlaşma imzaladı. Otranto tarihinde fethedildi, ancak Venedik Savaşı sebebiyle ordu Otranto’dan çekildi. Estergon Kalesi’ni ve Belgrad’ı ‘te fethetti.
Kuzey Afrika, Kırım ve Doğu Seferleri
Akdeniz’de yenmedik donanma bırakmayan Barbaros Kardeşler, Kuzey Afrika’yı alarak Osmanlı topraklarına bağladılar. Kırım Hanları, Moskova’ya kadar ilerlediler. Hint Okyanusu’na donanma gönderilerek oradaki Müslümanlara yardımlarda bulunuldu. Sudan ve Habeşistan’da fetihler yapıldı. Tebriz, tarihinde dördüncü defa alındı.
Babasından devralmış olduğu 6.557.000 km² toprağı 14.896.000 km²’ye çıkardı.
Vefatı
Osmanlıların en büyüklerinden olan Kanuni Sultan Süleyman, savaş meydanında tarihinde ahiret alemine irtihal etti. Kırk altı sene padişahlık yapan Kanuni Sultan Süleyman, büyük bir devlet adamı ve ünlü bir şairdi.
Halk içinde müteber bir nesne yok devlet gibi,
Olmaya devlet, cihanda, bir nefes sıhhat gibi.
Saltanat dedikleri bir cihan kavgasıdır,
Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi.
Süleymaniye Camii avlusundaki türbesinde gömülü olan Kanuni Sultan Süleyman’ın cenaze namazını Şeyhülislam Ebussuud Efendi ve Nakibü’l-Eşraf Taşkentli Muhterem Efendi kıldırmıştır.
Kanuni Devrinde Yaşamış ve Vefat Eden Büyükler
- Silsile-i Saadat’tan Hace Muhammed Zâhid Bedahşi (k.s.) Hazretleri
- Şeyh Sünbül Sinan
- İbrahim Gülşeni
- Şeyh Hamidullah’ın oğlu Hattat Mustafa Dede
- Kara Davud
- Beyzavi’ye haşiye yazan Şeyhzade
- Humayünname sahibi Alaaddin
- Mülteka sahibi İbrahim Halebi
- Şahidi İbrahim Dede
- Ahteri sahibi Mustafa Efendi
- Lügat sahibi Nimetullah Efendi
- Şeyh Merkez Efendi
- Kırklardan Hızır Efendi
- İşbah müellifi İbni Neciym
Çocukları
| Erkek Çocukları | Kız Çocukları |
|---|---|
|
|
Mimari Vizyonu ve İmar Faaliyetleri
Kanuni Sultan Süleyman, imparatorluğun siyasi ve ekonomik gücünü mimari bir ihtişama dönüştürerek İstanbul’u tam anlamıyla bir cihan başkenti haline getirmiştir. Onun döneminde şehirleşme, sadece anıtsal yapılar inşa etmek değil; estetik ile fonksiyonelliği birleştiren kamusal alanlar yaratmak olarak görülmüştür. İstanbul’un su sorununu kökten çözen Kırkçeşme tesisleri ve şehri çevreleyen bayındırlık hamleleri bu vizyonun en büyük kanıtıdır.
Dönemin başmimarı Mimar Sinan ile kurduğu güçlü hami-sanatçı ilişkisi, Osmanlı mimarisinde “Klasik Dönem”in doğmasını sağlamıştır. Padişahın sonsuz güvenini kazanan Mimar Sinan, onun adına şehre silüetini veren başyapıtlar kazandırmıştır. İmar hamleleri özellikle Tarihi Yarımada (Fatih, Eminönü, Süleymaniye) ve Üsküdar bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Padişah, sadece ibadethane değil; medreseler, darüşşifalar, imaretler, hamamlar ve çeşmelerden oluşan devasa külliyeler inşa ettirerek toplumsal hayatı her alanda besleyen, sosyal devlet anlayışına dayalı bir kent dokusu oluşturmuştur.
Bizzat Yaptırdığı Selatin Camiler
- Yavuz Sultan Selim Camii (): Banisi Kanuni Sultan Süleyman’dır (babası Yavuz Sultan Selim adına yaptırmıştır), mimarı Mimar Ali’dir (Mimar Sinan öncesi başmimar). Haliç’e nazır beşinci tepede yer alan cami, Erken Klasik dönemin sadeliğini ve ihtişamını taşır. Tek kubbeli geniş mekân yapısı ve Edirne Eski Camii’ni andıran hat sanatıyla şehir tarihinde özel bir yere sahiptir.
- Şehzade Camii ve Külliyesi (): Banisi Kanuni Sultan Süleyman’dır (erken yaşta vefat eden oğlu Şehzade Mehmed adına yaptırmıştır), mimarı Mimar Sinan’dır. Mimar Sinan’ın “çıraklık eserim” diye nitelendirdiği yapı, merkezi kubbe mimarisinin ilk büyük denemesidir. Zarif minare işçiliği ve dengeli şemasıyla şehir tarihinde estetik bir dönüm noktasıdır.
- Süleymaniye Camii ve Külliyesi (): Banisi Kanuni Sultan Süleyman’dır, mimarı ise Mimar Sinan’dır. Klasik Osmanlı mimarisinin en ihtişamlı başyapıtı olan bu devasa yapı, dört minaresi ve muazzam akustik yapısıyla İstanbul’un silüetini belirler. Cami; medreseleri, kütüphanesi, hastanesi ve aşeviyle dönemin en gelişmiş ilim ve sosyal merkezidir.
Kanuni Devrinde İnşa Edilen Diğer Selatin Camiler
- Haseki Sultan Camii (): Banisi Hürrem Sultan, mimarı Mimar Sinan’dır. Mimar Sinan’ın İstanbul’da başmimar olarak inşa ettiği ilk eser (Haseki Külliyesi’nin parçası) olması bakımından kritik öneme sahiptir. Klasik üslubun sadeliğini yansıtan yapı, daha sonra yapılan genişletmelerle tek kubbeli özgün formuna kavuşmuştur.
- Mihrimah Sultan Camii ve Külliyesi, Üsküdar (1548): Banisi Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan, mimarı Mimar Sinan’dır. Üsküdar İskelesi meydanında yer alan bu erken dönem Sinan eseri, geniş kubbesi ve revaklı avlusuyla dikkat çeker. Vakıf kompleksi, Anadolu yakasından şehre giriş kapısı niteliğinde bir sosyal merkez işlevi görmüştür.
- Mihrimah Sultan Camii, Edirnekapı (): Banisi Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan, mimarı Mimar Sinan’dır. İstanbul’un en yüksek tepesinde (Edirnekapı) yükselen cami, dış duvarlarındaki yüzlerce penceresi sayesinde içeriye muazzam bir ışık almasıyla ünlüdür. Mimar Sinan’ın mühendislik dehasını yansıtan bu anıtsal yapı, adeta bir ışık feneri gibi şehri selamlar.
| Saltanat Dönemi | 1520 – 1566 |
|---|---|
| Dönem Mimarisi | Klasik Osmanlı Mimarisi |
| Öne Çıkan Mimarlar | Mimar Sinan[https://istanbuldakicamiler.com/mimar-sinan/], Mimar Ali |
| Bizzat Yaptırdığı Selatin Cami | Süleymaniye Camii, Şehzade Camii, Yavuz Sultan Selim Camii |
| Defnedildiği Yer (Hazire/Türbe) | Süleymaniye Camii Haziresi, Fatih / İstanbul |
