folder_openOsmanlı Padişahları

Sultan 2. Abdülhamit

Otuz üç yıllık çetin iktidarında demiryolları, okullar ve modern kurumlarla Osmanlı’yı imar eden dahi devlet adamı.

Osmanlı hanedanının otuz dördüncü padişahı olan Sultan 2. Abdülhamit Han, Sultan Abdülmecid Han‘ın oğludur. Mütevazı ve dindar kişiliğini yansıtan Abdî ile edebi/müzikal yönünü simgeleyen İlhamî mahlaslarını kullanan padişah, demiryolları, okullar ve modern kurumlarla Osmanlı Devleti’ni imar etmiştir. Sultan 2. Abdülhamit Han, 1876-1909 yılları arasında otuz üç sene tahtta kalmıştır. Sultan 2. Abdülhamit Han, tarihinde İstanbul’da, Çırağan Sarayı’nda dünyaya gelmiştir.

Sultan 2. Abdülhamit Hayatı

  • Unvanı/Adı: Sultan 2. Abdülhamit Han
  • Mahlası: Abdî, İlhamî
  • Kaçıncı Padişah: 34. Padişah
  • Babası: Sultan Abdülmecid Han
  • Annesi: Tirimüjgan Kadınefendi
  • Eşi: Bedrifelek Başkadınefendi, Safinaz Nurefsu Kadınefendi, Bidar Kadınefendi, Dilpesend Kadınefendi, Mezide Mestan Kadınefendi, Emsalinur Kadınefendi, Müşfika Kadınefendi
  • Doğum Yılı:
  • Doğum Yeri: İstanbul (Çırağan Sarayı)
  • Vefat Yılı:
  • Vefat Yeri: İstanbul (Beylerbeyi Sarayı)
  • Saltanatı: (33 sene)

Şahsiyeti

Sultan 2. Abdülhamit Han, İstanbul’da doğmuştur; uzun boylu, buğday benizli, siyah ve sık sakallıydı, kaşlarının üzeri hafifçe çıkıntılı ve gözleri siyahtı. Devrinin en kıymetli âlimleriyle çok iyi bir tahsil gören padişah, kuvvetli bir hafıza ve basirete sahipti; gayet güzel ve düzgün konuşur, deha derecesinde bir siyaset anlayışı taşırdı. Aynı zamanda çok cesur bir padişah olan Sultan 2. Abdülhamit Han, spor yapmaktan hoşlanır, gayet güzel silah ve kılıç kullanırdı; son derece takva sahibi olup tasavvufa dair geniş bilgisi vardı.

Devlet Yönetimi ve Islahatları

Sultan 2. Abdülhamit Han, padişahlığı zamanında yıkılmak üzere olan devleti ayakta tutacak tedbirleri hiç tereddüt etmeden yerine getirmiş ve devletin yıkılmasını tam otuz üç sene geciktirmiştir. Devrinde polis teşkilatını geliştirmiş, komiserlik ve başkomiserlik makamlarını kurmuş, savcılık müessesesini tesis etmiş, ceza ve ticaret usulü kanunlarını çıkarmıştır. Askeri dikimevleri, tersaneler ve feshaneler kurdurmuş, İstanbul ve İzmir limanlarını tesis etmiştir. Tahta çıktığında 252 milyon altın olan devlet borcunu, tahtı bıraktığında 39 milyon altına indirmiştir. Hereke Halı ve Dokuma, Beykoz Deri, Yıldız Çini, Cibali Tütün, Yedikule İplik ve Havagazı, Kireçburnu Tuğla, Çubuklu Cam ve İstinye Buz fabrikalarını işletmeye açmıştır. Zirai alanda haralar ve çiftlikler tesis etmiş; Ziraat, Baytar, İpek Böcekçilik, Halkalı Ziraat, Orman ve Maden, Ticaret-i Bahriye, Mülkiye, Hukuk, Sanayi-i Nefise, Tıbbiye, Ticaret ve Hendese-i Mülkiye, Darülmuallim ve Darülfünun gibi her dereceden okulu açtırmış, köylerdeki ilkokulların dışında 300 ortaokul kurdurmuştur. Arkeoloji Müzesi, Askeri Müze, Yıldız Müzesi ile Yıldız ve Beyazıt kütüphaneleri, Gureba Hastanesi, Hamidiye Etfal Hastanesi, Yıldız Askeri Hastanesi, Kuduz Müessesesi ve Darülaceze de bu dönemde hizmete girmiştir. Hamidiye çeşmelerini ve Terkos Su Şirketi’ni kurdurmuş, Kırkçeşme ile Halkalı Suları’nın ıslahını sağlamıştır.

Tahta Çıkışı ve Siyasi Duruşu

Sultan 2. Abdülhamit Han, tahta çıktığında amcası Sultan Abdülaziz Han’ın intihar edip etmediğini tespit etmek için bir mahkeme kurdurmuş, bu mahkemede Hüseyin Avni Paşa, Mithat Paşa ve bazı diğer kişilerin onu öldürttüğünü tespit ettirmiştir; Gazi Osman Paşa ve Ahmed Cevdet Paşa gibi devlet adamlarının Mithat Paşa’nın idamını istemesine rağmen bu cezayı müebbet hapse çevirmiştir. Cuma selamlığında camiden çıkarken kendisine yönelik bir suikast girişiminde bomba atılmış, bu olay şair Tevfik Fikret’in de aralarında bulunduğu bazı çevrelerce farklı şekillerde değerlendirilmiştir. Dünya savaşının çıkacağına inanan ve çıktığında Osmanlı Devleti’ni kurtaracak yolun denizlerde güçlü bir devletin yanında yer almak olduğunu düşünen padişahın bu görüşü, tahttan indirilmesinin ardından tam tersi yönde uygulanmıştır. Tahttan indirilme sürecinin arka planında Filistin’deki toprak taleplerinin reddedilmesinin de bir etken olarak öne sürüldüğü bazı kaynaklarda yer almakla birlikte, bu tarihçiler arasında tartışmalı bir iddia olup dönemin ana siyasi aktörü İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin hareketidir.

Vefatı

Sultan 2. Abdülhamit Han, 1908 yılında düzmece bir irtica olayı bahane edilerek tahttan indirilmiş, elinde muazzam kuvvetler olmasına rağmen müdahale etmeden tahtını terk etmiştir. Tahttan indirildikten sonra Selanik’e sürülmüş, Selanik’in düşman işgali altında kalma ihtimali ortaya çıkınca İstanbul’da Beylerbeyi Sarayı’nda oturmaya mecbur edilmiştir. Sultan 2. Abdülhamit Han, yetmiş beş yaşını dört ay geçerken tarihinde bu sarayda vefat etmiştir. Divanyolu’ndaki Sultan 2. Mahmut Türbesi’ne, amcası Sultan Abdülaziz Han ile dedesi Sultan 2. Mahmut Han’ın yanına defnedilmiştir. Allah(c.c.) rahmet eylesin..

Çocukları

Erkek Çocukları Kız Çocukları
  • Mehmed
  • Selim
  • Abdülkadir
  • Ahmed Nuri
  • Mehmed Burhaneddin
  • Abdürrahim
  • Ahmed Nureddin
  • Mehmed Abid
  • Ahmed
  • Ulviye Sultan
  • Zekiye Sultan
  • Naime Sultan
  • Naile Sultan
  • Ayşe Sultan
  • Refia Sultan
  • Şadiye Sultan

Mimari Vizyonu ve İmar Faaliyetleri

Sultan 2. Abdülhamit Han dönemi, Osmanlı mimarisinde Art Nouveau, Neo-Osmanlı ve Eklektik tarzların iç içe geçtiği, kurum odaklı bir modernleşme çağıdır. Padişahın mimari vizyonu; işlevsellik, modern kamu hizmeti ve devletin gücünü simgeleyen anıtsal yapılara dayanır. Yıldız Sarayı’nı devletin idare merkezi hâline getirerek saray çevresinde, Beyoğlu’nda ve tüm imparatorluk coğrafyasında saat kuleleri, rüştiyeler, idadiler, hastaneler ve demiryolu istasyonları inşa ettirmiştir. Dönemin saray başmimarlarından İtalyan kökenli Mimar Raimondo D’Aronco, Alexandre Vallaury ve Balyan ailesinden Sarkis Balyan ile yakın temaslar kurmuştur. Raimondo D’Aronco’nun öncülüğünde Art Nouveau üslubu İstanbul’a taşınmış; Vallaury ise Sanayi-i Nefise Mektebi, Düyun-ı Umumiye Binası (İstanbul Erkek Lisesi) ve Pera Palas gibi ikonik yapılarla şehre Avrupai bir kimlik kazandırmıştır. İmar faaliyetleri Yıldız/Beşiktaş, Beyoğlu, Şişli, Kadıköy ve Sirkeci/Eminönü hattında yoğunlaşmıştır. Sadece ibadethaneler değil; Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi, Darülaceze, Sirkeci Garı, Haydarpaşa Garı (başlangıç dönemi), Yıldız Saat Kulesi, Hamidiye Çeşmeleri su şebekesi ve yüzlerce mahalle mektebi yaptırılarak İstanbul halkının sosyal ve insani ihtiyaçları eksiksiz karşılanmıştır.

Bizzat Yaptırdığı Selatin Camiler

Yıldız Hamidiye Camii (Beşiktaş) (): Banisi Sultan 2. Abdülhamit Han, mimarı Mimar Sarkis Balyan (Raimondo D’Aronco dokunuşlarıyla). Yıldız Sarayı girişinde Cuma selamlığı için inşa edilen yapı; Neo-Gotik ve Neo-Klasik hatların Doğu-Osmanlı motifleriyle harmanlandığı, mavi kubbesi, zarif ahşap işçiliği ve hünkâr mahfili ile Eklektik dönemin en zarif selatin ibadethanesidir.

Ertuğrul Tekke Camii (Beşiktaş) (): Banisi Sultan 2. Abdülhamit Han, mimarı Mimar Raimondo D’Aronco. Şazeli tarikatı için yaptırılan külliye; cami, tekke, misafirhane ve türbeden oluşur. Ahşap ve kargir mimarinin Art Nouveau ile geleneksel Osmanlı konut mimarisini buluşturduğu son derece özgün bir dini komplekstir.

Hamidiye Camii (Büyükada): Banisi Sultan 2. Abdülhamit Han’dır.

Sultan 2. Abdülhamit Devrinde Yapılan Diğer Selatin Camiler

Cihangir Camii (Yeniden İnşası) (): Banisi Sultan 2. Abdülhamit Han, mimarı Mimar Sarkis Balyan. Kanuni Sultan Süleyman Han’ın oğlu için Mimar Sinan’a yaptırdığı ve depremlerle yıkılan tarihi cami, Sultan 2. Abdülhamit Han tarafından dönemin Eklektik/Neoklasik üslubuyla baştan başa kargir olarak yeniden inşa ettirilmiştir.

Saltanat Dönemi 1876 – 1909
Dönem Mimarisi Eklektik ve Tanzimat Dönemi (1860 – 1908)
Öne Çıkan Mimarlar Mimar Raimondo D’Aronco, Alexandre Vallaury, Sarkis Balyan
Bizzat Yaptırdığı Selatin Cami Yıldız Hamidiye Camii, Ertuğrul Tekke Camii, Hamidiye Camii (Büyükada)
Defnedildiği Yer (Hazire/Türbe) Sultan 2. Mahmut Türbesi Haziresi (Divanyolu, Çemberlitaş, Fatih)
Önceki sayfa
Sultan 5. Murat
Sonraki sayfa
Sultan Mehmet Reşat